“Yanlışlıkla yaptı, sinirine yenildi, pişman aslında beni seviyor” diyordu… Çözümü bataklıkta buldu

“Bir insanın kendisine yaptığı kötülüğü kimse yapamazmış derlerdi, bu cümlenin canlı şahidiyim ben. Yaşayanıyım. Kendi canını göz göre göre acıtanım. Kendime yaptığım kötülüğü başka kimsenin bana yapamayacağını yaşayarak öğrendim ben. Acının diğer adı aşktı benim için. Çok sevdim, yaşattıklarını görmezden geldim, bastırdım kendimce… Unutmak için de kendimi uyuşturmayı seçmiştim sanırım.”

Bu cümleler seven ve canı yanan bir kadın olan R.T.’ye aitti.

Ailesi tarafından defalarca uyarılmasına rağmen evlilik yolunda hızlı adımlar atan R.T. “yanlışlıkla yaptı, sinirine yenildi, pişman aslında beni seviyor” bahaneleri ile ara ara uyguladığı sözlü ve fiziksel şiddeti görmezden gelmeyi seçen ama evlendikten sonra görmezden gelinemeyecek boyutlara varan yanlış hareketleri onu başka çıkmazlara sürüklemişti.

“Birbirimize değer veriyorduk, bilmiyorum belki ben öyle olduğuna kendimi inandırmıştım. Önce aramızdaki eğitim durumu sıkıntı yaratmıştı, benim bir adım önde olmam rahatsız ediyordu onu, oysaki ben rahatsız değildim bu durumdan. Sonra ailem, arkadaşlarım, işim derken benim görmek istemediğim uçurum giderek artıyordu aramızda. Tartışmalarımız giderek seviyesini ve maksadını aşmıştı. Ufak tefek fiziksel şiddeti oluyordu sonrasında pişman olduğu… Önceleri utandığı şiddet davranışları evlenince olağanlaşmıştı onun için…” anlattıkça içindeki acı gözlerine vuruyordu.

Fiziksel şiddetin açtığı yaralardan ziyade ruhsal olarak çok yıpranmıştı. Yaşadığı büyük hayal kırıklığı, dayanma zorluğunun verdiği güçsüzlük, sevgisizlik hayatını yeniden şekillendirmek için kararlar almasına değil, unutmasına, hiç yaşanmamışlık hissi yaratması için onu madde kullanımına itmişti.

Bir yandan mutsuzluğuna şahit ama çıkmazda olan ve ‘biz demiştik’ cümlesiyle kendilerini rahatlatan ama R.T.’yi üzen ailesinin tutumu, diğer yandan her geçen gün değişen, uğruna herkesi karşısına aldığı sevdiği adamın onda yarattığı fiziksel ve ruhsal travmalar, içsel mutsuzluğunun ağırlığı ile ezilmiş beynini ve ruhunu rahatlatmak için yanlış bir yolu tercih ediyor. Bir araya getirildiğimizde yaşadığı travmaların ağırlığı sebebiyle başka bir yorgunluk vardı yüzünde, iki büklüm olmuş sırtında.

KADININ MADDE KULLANIMI ARASINDA GÜÇLÜ BİR İLİŞKİ VAR

Madde kullanım bozukluğu ve madde bağımlılığının iyileşme süreci travmaların iyileştirilmesi, bireyin beynindeki ve kalbinde bastırdıklarını dışa vurması ile kolaylaştırıcı lakin uzun bir süreci gerektirir. Bu sürecin ilk basamağıydı sevdiği ama tanıyamadığı adamdan uzak durabilmek ve eş zamanlı olarak bastırdığı psikolojik durumunu dışa vurmak adına klinik tedavisinin yanı sıra uygulamalı görüşme seanslarını planlayarak iyileşme sürecimize başladık.

Fiziksel ve ruhsal kötüye kullanıma maruz kalması ile kadının madde kullanımı arasında güçlü bir ilişki vardır. Kadınlar özgüvenlerini arttırmak, stres ve gerilimi azaltmak, içsel sorunları ile başa çıkmak, beynindeki baskıları azaltmak gibi sebeplerle sigara, alkol, madde veya diğer ilaçları kullanmaya eğilimlidirler. Kadınlar ve erkeklerin madde kullanımına dair çalışma sonuçlarına bakınca kadınların erkeklere oranla maddenin esaretine daha kolay ulaştıkları ve iyileşme sürecini daha kısa zamanda gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir.

İyileşme sürecinde birincil evre içinde bulunduğu süreci kabul edebilmek, tedavi olmaya gönüllü olarak yaklaşmaktır. Bu süreçlerde aileden, yakınlarından ve sevdiklerinden destek alabilmek bağımlılıkla mücadelede hızlandırıcı bir etki yaratır. İhtiyaç halinde sevdiklerinizin yanında olmak ruhsal olarak kişiye verilebilecek en iyi ilaçtır.

Dr. Burcu Bostancıoğlu

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.